Kendi elinizle güzel ev tasarımı

Giriş ve Ön Alan Tasarımı

Evimizin kapısını ilk kez boyadığım gün, komşum bahçe çitinin üzerinden bakıp "burası bambaşka olmuş" demişti. O cümle bana bir şey öğretti: insanlar evimizin içini görmeden çok önce, kapımızı ve önündeki bir iki metrekareyi görüyor. Yıllardır iç mekânlarla uğraşırken en çok ihmal ettiğim yer de tam olarak burasıydı. Salonun rengini üç kez değiştirdim ama giriş kapımın önünde yıllarca soluk bir paspas ve kırık bir saksı durdu.

Sonunda bir hafta sonunu tamamen buraya ayırdım. Ortaya çıkan sonuç, evin tamamına yaptığım harcamaların yanında çok küçük bir bütçeyle geldiği için beni ayrıca mutlu etti. Bu yazıda o süreçte öğrendiklerimi, yaptığım hataları ve tekrar yapsam nasıl yapacağımı anlatacağım. Kendi başına uygulamak isteyen birine gerçekten yarayacak, elle tutulur şeyler olmasına dikkat ettim.

Kapının Kendisiyle Başlamak: En Az Emekle En Çok Fark

Ön alanı düzenlemeye başlarken içimden gelen ilk şey saksı almak, çiçek dizmek oldu. Yanlıştı. Kapı hâlâ pürüzlü ve rengi kaçmış haldeyken etrafına ne koyduysam onu daha da eskitiyordu. O yüzden sırayı ters çevirdim: önce kapı, sonra çevresi.

Yüzeyi Anlamadan Boya Almayın

İlk denememde markete gidip "dış cephe için uygun" yazan ilk kutuyu aldım ve doğrudan sürdüm. İki ay sonra kabarcıklar çıktı. Çünkü altındaki eski boya yağlı bazlıydı, benim aldığım su bazlı. Öğrendiğim yöntem şu:

  • Küçük bir bezi asetona batırıp kapının görünmeyen bir köşesine bastırın. Boya beze bulaşıyorsa su bazlı, bulaşmıyorsa yağlı bazlıdır.
  • Yağlı bazlı bir yüzeye su bazlı sürecekseniz mutlaka arada astar kullanın.
  • Zımparayı 120 kumla başlatıp 220'yle bitirin. Amaç boyayı tamamen kaldırmak değil, yeni boyanın tutunacağı pürüzü yaratmak.
  • Menteşeleri sökmek yerine maskeleme bandıyla kapatın; söktüğünüzde kapıyı tekrar hizalamak bir saatinizi alır.

Boyama tekniğinin detayları, iç mekân duvarları için anlattığım yaklaşımla büyük ölçüde örtüşüyor: ince kat, iyi kuruma, sabır. Kalın tek kat yerine üç ince kat sürdüğümde yüzey cam gibi çıktı.

Renk Seçimi Cesaret Gerektiriyor

İçeride nötr tonları savunan biri olarak dış kapıda tam tersini öneriyorum. Kapı, cephenin geri kalanından ayrılması gereken tek parça. Bizim evin duvarları kırık beyaz olduğu için koyu petrol yeşili seçtim ve iki yıl geçti, hâlâ pişman değilim. Karar verirken şu basit testi yaptım: seçtiğim üç rengi birer karton parçasına sürüp kapıya bantla tuttum, sabah, öğlen ve akşamüstü ayrı ayrı baktım. Öğlen güneşinde harika görünen bir gri, akşam ışığında mor gibi duruyordu. Bu testi yapmadan renge karar vermeyin.

Kapı Numarası, Kol ve Zil Detayı

Boyadan sonra farkına vardığım şey, metal aksesuarların ne kadar eski olduğuydu. Kapı kolu, numara ve zil düğmesini aynı metal tonunda seçtiğimde bütün kapı planlanmış gibi göründü. Krom kol, pirinç numara, siyah zil karışımı gözü rahatsız ediyor. Üçünü birlikte değiştirmek bana bir kapı boyası kadar tutmadı ama etkisi daha büyük oldu.

Kapının Önündeki Bir İki Metrekareyi Yaşam Alanına Çevirmek

İşin ikinci yarısı, misafirin kapıyı çalmadan önce durduğu o küçük alan. Burada yaptığım en büyük keşif, alanın gerçekte sandığımdan büyük olduğuydu. Ölçtüğümde yaklaşık 2,5 metrekare çıktı; bir sehpa, iki saksı ve bir oturma yeri rahat sığıyordu.

Katmanlı Yeşillik Kurmak

Tek boyda üç saksı yan yana koymak sıkıcı duruyor. Üç farklı yükseklikte çalıştım: kapının bir yanına dizime kadar gelen uzun bir saksı, önüne orta boy bir bitki, en öne yayılan sarkık bir tür. Kapının iki yanını simetrik yapmak istiyorsanız aynı bitkiden ikisini almanız gerekir; ben simetriyi bırakıp tek tarafa kütle kurdum, daha doğal oldu. İç mekân bitkileriyle uğraşırken öğrendiğim ışık okuma alışkanlığı burada da işe yaradı: kapımızın önü öğleden sonra tam güneş alıyor, o yüzden gölge seven türleri denemeyi bıraktım.

Zemin, Paspas ve Aydınlatma Üçlüsü

Zeminde eski karo vardı, kırmaya niyetim yoktu. Üzerine ahşap deck karo döşedim; birbirine kilitlenen tipten, tek başıma bir öğleden sonrada bitirdim. Paspası da aldığım en akıllı iş sayıyorum: dokuması sık, kalın ve kapı kanadının açılmasına engel olmayacak incelikte. Aydınlatmada duvara monte tek bir aplik yerine kapının iki yanına alçak, sıcak ışıklı iki lamba koydum. Işığın 2700 kelvin civarında olması, akşam eve dönerken kapıyı davetkâr gösteriyor; beyaz soğuk ışık hastane kapısı etkisi yaratıyor.

Oturma ve Depolama Fikri

Kapının yanına, üstü açılan bir sandık koydum. Hem oturup ayakkabı bağlıyorum hem içine bahçe eldiveni, budama makası, yedek paspas atıyorum. Depolama çözümlerinde hep söylediğim şeyi burada da uyguladım: her yeni yüzey aynı zamanda bir saklama alanı olabilir. Üzerine dikişini kendim yaptığım dış mekân kumaşından bir minder koydum, akşamları oturmak alışkanlık haline geldi.

Sırayı Bozmayın

Bir daha yapsam şu sırayla giderdim: temizlik ve onarım, kapı boyası, metal aksesuarlar, zemin, aydınlatma, bitkiler, tekstil. Bu sırayı bozup bitkiden başladığım için bir hafta sonumu boşa harcadım. Giriş kapısı ön alan dekorasyonu, evin geri kalanına göre çok daha hızlı sonuç veren bir iş; bir hafta sonu ve mütevazı bir bütçeyle eve g